Onda Soğuk Dalga Terapisi
  • 7
  • 0

Onda soğuk dalga terapisi, elektromanyetik ışınlar yardımı ile vücuttaki selülitlerin yok edilmesini sağlayan bir estetik tedavi şeklidir. Coolwawes olarak da adlandırılan bu yöntem, mikrodalga enerjisini kullanarak vücuttaki yağları küçültüp daha pürüzsüz bir vücuda sahip olunmasını sağlamaktadır. Ameliyat gerektirmeyen bir incelme tekniğidir. Onda soğuk dalga terapisi, selüliti gidermenin yanında, bölgesel incelmede de kullanılır. Uygulama sırasında kullanılan başlıklar sayesinde hiçbir ağrı hissedilmeden çok kısa bir sürede işlem gerçekleştirilmektedir. Uygulama sırasında problemli bölge 50-55 derecede ısıtılarak yağ yakımı gerçekleştirilir. Onda soğuk dalga tedavisi, son yılların en etkili ve en çok tercih edilen uygulamasıdır. Hafif masaj etkisi ile düşük sıcaklık verilerek selülitleri incelten, vücuda pürüzsüz bir görünüm kazandıran etkili bir uygulamadır.

Onda Soğuk Dalga Tedavisi Yaptıranlar

Özellikle kadınlarda sıklıkla oluşan yağlanmalar selülit, göbek, sırt, basen, bel çevresi gibi alanlarda yoğun olarak görülmektedir. Onda soğuk dalga terapisi ile vücuttaki bu yağlanma büyük oranda giderilerek, bölgesel incelmeye de katkı sağlamaktadır. Terapi süresi maksimum 10 dakikadır. Bu sürenin sonunda kişi normal hayatına kolayca dönmektedir. Bölgede kalıcı olarak iyileşme görülene kadar seanslar devam etmektedir. Onda soğuk dalga tedavisi yaptıranlar genellikle, hamilelik süreci geçirenler, menopoz dönemindeki kadınlar, ergenliğe bağlı hormonel bozukluları sonucunda bölgesel aşırı yağlanma geçirenlerdir. Bunun yanında hareketsiz yaşam da yağlanmayı artıran sebeplerdendir. Geçmişte liposuction gibi cerrahi operasyonlar ile yağ aldırma işlemi gerçekleştirilmekteydi. Günümüzde ise bilim ve teknolojinin gelişmesiyle beraber, ağrısız, ameliyatsız yöntemlere başvurulmaktadır. Onda soğuk dalga tedavisi yaptıranlar, en iyi ve en hızlı şekilde sonuç aldıklarını belirtmektedir. Cerrahi bir operasyon olmayan bu uygulama, kişide herhangi bir ağrı hissi oluşturmamaktadır. En güzel yönlerinden biri de en fazla 10 dakika da seansın gerçekleştirilmesidir. Uygulama esnasında, deri altındaki yağ tabakasına 50-55 derece arasında mikrodalga ışınlar ile ısı gönderilmekte ve bu işlem yağların akışkan hale gelmesini sağlamaktadır. Masaj yapılarak gerçekleştirilen bir uygulamadır ve sonucunda kızarıklık, tahriş, morluk gibi hasarlar oluşmaz, hasta günlük yaşantısına kolayca dönüş sağlayabilir. Onda soğuk dalga terapisi yaptıranlar ciltlerinde sıkılaşma ve canlanma gözlemlemektedir. Bu tedavi sadece yağları eritmez, bunun yanında selülitleri yok ederek cildin parlak ve canlı bir görünüm almasını da sağlamaktadır.

Onda Soğuk Dalga Fiyatları

Onda soğuk dalga uygulamaları konusunda istediğiniz birçok bilgiye ulaşabilmeniz mümkündür. Bu aşamada belirli bir araştırma yaptıktan sonra aklınızda yer eden birçok soru işareti çözüme kavuşmuş olacaktır. Ancak, bu konu ile ilgili merak ettiğiniz bir başka nokta da Onda soğuk dalga fiyatlarıdır. Bu kapsamda net bir fiyat bilgisi almak sanal ortam üzerinden pek mümkün olmamaktadır. Aklınızda oluşan fiyat bilgisi ile ilgili soru işaretlerini çözüme kavuşturabileceğiniz tek ortam, bu konuda hizmet alacağınız uzman kişi ve kliniklerdir. Çünkü, sanal ortamdan alacağınız hiçbir fiyat geçerli bir aralıkta olmayacaktır. Bunun sebebi de estetik uygulamalarının kişiye göre değişen aşamalarının bulunmasıdır. Bazen sanal ortamda araştırdığınız kapsamlı uygulamalar sizin ihtiyacınızın çok üstünde çıkabilir. Bu durumlarda internet üzerinden edineceğiniz fiyat tarifeleri de sizin için çok yüksek kalacaktır ya da tam tersi olarak oldukça basit ve pratik olarak nitelendirilen operasyonlar sizin sorunlarınızı çözme konusunda yetersiz kalacaktır. Böyle durumlarda da yine belirtilen fiyatlar sizin için geçerli olmayacaktır. Bu nedenle en sağlıklı bilgi, operasyonun gerçekleşeceği hekim ve klinik tarafından verilmelidir. Ayrıca bazı kliniklerin, Özel Sağlık Sigortaları ile anlaşmaları da bulunmaktadır. Bu tarz ayrıcalıklar ekseninde fiyat tarifeleri çeşitlilik göstermektedir. Bu kapsamda yapacağınız araştırmalar sonucunda özel sağlık sigortası yaptırma gibi durumunuz olabilir. Ancak yine belirtmeliyiz ki bu aşamada geniş bir araştırma içerisine girmeniz gerekmektedir. Aksi takdirde istenmeyen sonuçlar ile karşılaşmanız olasıdır.

Yağ Doku Yıkımının Hızlanması için Neler Yapılabilir?

Vücudumuzda yağ birikimini önleyebilmek için en etkili yöntem, vücudun insüline olan cevabını minimuma indirmektir. Yani beslenme düzeninizde ki toplam karbonhidrat miktarında azalma yapmaktır. Fakat, burada önemli bir nokta beslenmenizde ki bütün karbonhidrat sayısından düşüş yapmak değildir. Özellikle kompleks karbonhidratlar konusunda bir elemeye gitmeniz faydanıza olacaktır. Bu kapsamda selülit ile mücadele ederken sizi başarıya götürecek yöntemlerden biri de basit şekeri ve işlenmiş karbonhidrat kaynaklarını hayatınızdan çıkarmak ve yok saymaktır. Bunun yanı sıra cüce buğdayı olarak bilinen tahıllardan yapılmış ekmek grubunu ve meyveler gibi kompleks karbonhidrat olarak nitelendirilen gıdaları tüketirken doğru ve sağlıklı bir protein kaynağı ve sağlıklı yağ içeren besinler ile aynı anda tüketmeye gayret etmelisiniz. İlk etapta tüm bu ayrıntılar karışık bir durum gibi gelebilir. Ancak bu sistemi hayat felsefesi haline getirdiğiniz zaman hiç de zorlanmadığınızı göreceksiniz. Her şeyden önemlisi bu sayede istediğiniz görüntüye kavuşabileceksiniz ve bunu oldukça sağlıklı bir şekilde yapacaksınız. Bu küçük detaylar sayesinde sindiriminiz yavaşlayacak ve dolayısıyla insülin salgılamanızda da ciddi miktarda bir düşüş görülecektir. Tüm bunların yanı sıra yağ yakımını hızlandırmak için çeşitli bitkilerden de faydalanabilirsiniz. Örneğin, yeşil çay bu konuda size büyük yarar sağlayacaktır. Günde birkaç kez yeşil çay tüketmek metabolizmanızı hızlandıracaktır. Ancak, bu konuda da abartıya kaçmamanız ve günlük dozu ayarlamanız önemlidir.

Kolajen Yapımını Arttırmak ve Dokuları Sıkılaştırmak için Küçük İpuçları

Selülitin önüne geçilmesinde kolajen yapımının önemli etkisi bulunmaktadır. Kolajen yapımında estetik uygulamalardan yardım alma imkânı bulunsa da bunun yanı sıra küçük ipuçları sayesinde daha başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür. Örneğin, bioflavonoidler bunlardan biridir. Bu grupta yer alan gıdalar direkt olarak kolajeni arttırmasa da kolajen yıkımını gerçekleştiren enzimleri yok eder. Bu da dolaylı yoldan kolajeni artırmak demektir aslında. Peki bu grup gıdalar nelerdir? Toz kakao, üzüm suyu, üzüm kabuğu gibi gıdalardır. Ayrıca bu gıdalar yeni bağ dokusu yapımında da destekleyici unsurlardır. Bu aşamada hücre zarını korur ve çeşitli deformasyonların önüne geçer. Soğan, taze fasulye, lahana, elma, turunçgiller, kuru erik ve soya bu gruba giren diğer gıdalardandır. Kolajenin cilt yapısında artmasını sağlayan bir başka gıda kategorisi de C Vitaminidir. C Vitamini aynı zamanda çok kuvvetli bir antioksidandır ve kolajen yapımını uyarmada aktif rol almaktadır. Bu grupta yer alan gıdalardan bazıları; turunçgiller, kivi, çilek, brokoli, karnabahar ve yeşil biberdir. Proline, hidroksiprolin, glisin olarak bilinen üç önemli amino asit açısından, zengin bir içeriğe sahip olan jelatin, kolajen yapımını da desteklemektedir. Bu kapsamda ihtiyaç duyduğumuz bir başka gıdada soyadır. Soya içerisinde bulunan çeşitli yapılar sayesinde kolajenin yıkılmasını engeller. Bu da ihtiyaç duyulan kolajenin istenilen seviyeye çıkmasını sağlar.

Yorum Ekleyin

E-mail adresiniz yayınlanmayacaktır. * ile işaretli alanları doldurmak zorunludur.

× Hemen Fiyat Bilgisi Alın!