Dolgu halk arasında internet, sosyal medya ve ya basında duydukları birkaç yazı ve görseller ile hastaların zihninde şekillenmektedir. Dolgu ile ilgili olarak en çok yapılan hata ise onu botox ile karıştırmaktır. Botox kırışıklıkları azaltmak için yapılan bir uygulama iken, dolgu çukur olan yerlerin doldurulması işlemidir. Özellikle dolgu burundan ağız kenarına doğru uzanan ve kaş ortasındaki derin oluklar yahut yüzümüzde istemediğimiz derinleşmiş çukurları dolgunlaştırmak ve daha volümlü bir hale getirmek için yapılır. Dolguların tarihçesine baktığımızda önceleri silikon gibi kalıcı bir takım dolgular kullanılmaktaydı. Fakat bunlar zaman içerisinde pek çok yan etkileri ve yapıldıktan sonra istenmeyen bir takım görüntüler nedeniyle günümüzde artık kullanılmamaktadır. Bundan on beş yıl önce kollojen uygulamaları dediğimiz kalıcı olmayan bir şekillendirme kullanılmaya başlandı. Etkinliği az olduğu için birçok hasta tarafından şikayetlerin ortaya çıkmasına sebep oldu. Bu dönem içerisinde yeni bir takım ürünler gelişmeye başladı ve hidrolik asit dediğimiz normalde dilimizin içerisinde de bulunan bir madde enjeksiyonları uygulanmaya başlandı.

Tıbbın ve teknolojinin daha az geride olduğu dönemlerde bu tip ürünlerin vücut için herhangi bir alerjik reaksiyonu var mı bakılmaksızın uygulanmaktaydı ve o dönem dolgularını çapraz bağları az olduğu için dolgu kısa sürede etkisini yitirmekteydi. Tabi ki zaman ilerledikçe tıp ve teknolojide ilerledi. Artık daha uzun süreli bir buçuk hatta iki yıl boyunca etkisini yitirmeyen dolgular üretildi. Dolgunun kalıcılığının artmasının sebebi de dolgunun volümünü dağıtması ve iyi akışkanlığıyla bağlantılıdır. Akışkanlığı fazla olan dolguların ince çizgilerden ziyade kalınlık gerektiren derin olukları ya da yüz şekillendirmek için kullanılmaya başlanmıştır. Daha sonraki yıllarda alt göz kapağında çukurluk ve morluklar olan hasta grupları için ışık dolgusu diye tabir ettiğimiz yüksek ve bölgede daha homojen daha etkili bir dolgu geliştirildi.

Dolgu uygulamaları önceleri iğne ile yapılmaktaydı. Bu iğneler sonucunda oluşan ağrılar hastalar ciddi oranda canını yakmaktaydı. Hatta bazen yapılan iğne ile yapılan dolgu deri altındaki kan damarlarına enjekte edilmekteydi ve bu nedenle bu bölgede damar tıkanmaları ve buna bağlı olarak bir takım kızarıklıklar, şişmeler gibi komplikasyonlara sebep olmaktaydı.

Günümüzde dolgu uygulamalarında ince kanüller kullanılarak bu tip komplikasyonları üzerine geçilmiş ve doluluk uygulaması esnasındaki ağrı ve sızılar azalmaya başlamıştır. Etkili bir dolgu doğru bir teknik ile uygulanıyor ise morluk oluşmadan homojen bir şekilde güzel ideal diyebileceğimiz sonuca ulaşmamızı sağlar. Günümüzde dolgu yaptıran kişilerde oluşan komplikasyonlardan en önemlisi dolgunun düzensiz yapılmasıdır. Yani homojen uygulayamamak ya da dolgunun küçük topaklar oluşturması ve homojen bir yayılım sağlamadığı için dokunun içine yapılan dolgunun hissedilmesi, ele gelmesi gibi bir takım sorunlardır. Etkili dolgu için yapılması gereken aslında dolgunun homojen olarak uygulanması ve yapılan dolgu sonrasında hastanın memnuniyetidir.

Este Aura Estetik ve Plastik Cerrahi Merkezi

Detaylı bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Este Aura, arzu ettiğiniz en doğal veya dramatik sonuçları elde etmek için birlikte çalışırken, her adımda ihtiyacınız olan desteği sunarak refahınızı arttırmaktan büyük gurur duymaktadır.

× Hemen Fiyat Bilgisi Alın!